MAHCUP
(Bayağı Şiir)
Kıyamet günleri yaklaşıyor artık dünyada
Korona biricik tacımız ve
başka kraliçe de yok karalarda
Sen Harun Reşit’in kızısın,
saklanıyorsun Bağdat’ın oralarda
Sonbilge kuyruklusu geçti dünyadan dün,
kimse
Çevirip başını bakmadı gökyüzüne
Dünyadan umudum yok değil
Dünya yok artık bu dünyada
*
Sen mahcupsun, ben mahcup, o mahcup,
hepimiz öyle
Neden böyle oldu Havva’nın çocukları
Adem’in hayalleri, Dekameron, Kenterburi
Bin bir gece masalları
*
Mahcup, gülümseyerek bakıyorum artık
yıkıntılara
Ölüleri gülümseyerek sayıyorum ve iyi
ölümler diliyorum yaralılara
Tanrı, melek ve kitap dolaptaki konserve
çeşitleri
Şeytan hala iyi, ama sarılmaktan başka
bir işe yaramıyor
*
Katliamlar diyorum, eşittir lahana
bahçeleri
Roketler, Mars’a giden destroyerler
Eşittir Judas'ın günlükleri
Yaşam, bir varmış, bir yokmuş
Moda, kremalar, ağızdan taşmış rujlar
Köleler, çarmıhlar, halayıklar, ulaklar
*
Her şey self service, her şey açık büfe
Her şey ordövr tabağı ve her şey
La grande bouffe.
*
Açlık, bonfile, her şey bir mahcubiyet
ve şaşaa içinde
Her şey kıyamete benzeyen bir kıyamet
biçiminde
Yeryüzünde kıyamet, içimizde kıyamet, o
her yerde
*
Artık ölüm ve yaşam iç içe
Hiçlik hiçlik içinde, korona kraliçemiz.
Tanrı gene var ve tek bir soru var
şimdi,
Adem nerede…
Yüzer kaplan denizinde iman tüylerim.
Ben neyim...
Eşkenar ayetler sorgular bedenimi.
Çakarlar çarmıhı.
Deltoit surelerde kendimden geçmekteyim.
Çıkrık suyu şıkırdıyor bulanık doruklarda.
Zirkonyumlar içilen bir cennetteyim.
İşte dört ayağıyla geliyor Mustafa'nın Mushaf'ı.
Ölümü öldürmeyin.
Işık kozaları yüzüyor, çanlar çalıyor, tan ağarıyor.
Dağlarda kanatsız melekler, saydam kelebeklerleyim.
Ve gördüm Beyrut'u ve Sakkara'yı ve işte kırk ayet Hümeyra.
Okudum harfleri tek tek, döküldüler içime...
Ve Lamelif, yavaş yavaş belirdi sularda.
Ve işte geliyor beklenen Huma kuşu.
Esirgeyen, bağışlayan rabbimin adıyla.
'Om Mani Padme Hum'
Rabia!..
SATÜRN
'Meryem Rabia'ya
O sultan evinin perisi
Şu gölgelik ve pınarların delisi
Mısır püsküllerinin altın sarısı
Orman üzümlerine eliyle varan
O maral gözleriyle izler kırları
Çiğ damlası süzülür kirpiklerinden
Onun için savaşır tanrılar
Onun yüreği Mars rahiplerinin evi
Şeytan'ın azgın terörü kızıl şiddeti
Su tanrıçalarıdır o
Güvenlik ve pekinlik
Türe ve bilgeliktir
Pan dizelerini onun için yazar
Tarla kuşu öter onun için
Onun için gezinir korunun hayvancıkları
Geçen gün Romulus göğe uçtu
Keçi bataklığı kurudu
Colline kapısının bakireleri onu arıyor
Örümceğin ağı sarıyor demir kalkanları
İki ağızlı kılıçları pas kemiriyor şimdi
Lirimizi akort edelim
Marathon boğası özlüyor onu
Olimpiyatların altın bacaklısı
Theseus'un hayaleti
8 gibi o ilk karenin ilk çifti
Ey meşe ağacının narin çiçeği
Ilık hamsisi Euksenie'nin
Yabanıl kırların halkalı güvercini
Karanlık İskit korularında amazon
Yanıma gel kaderimizi deneyelim
Pallas'ın yayı göklerde işte
Güllerde ölüp gidecekse
Attika ovasında nazlı bir lale
Gözleri Miltiades'in kupası
İllirya kıstağının yaban çiçeği
Su şırıltılarının perisi
Niobe...
Orası Peleponez yüreğim değil
Burası yüreğim Peleponez değil
SEN
Gözlerin totemim benim
Ruhun korkuluğum
Parmakların pusulam
Burnun kutsanmış
Dudakların Kâbe'm, secdem.
Onun bakışları içime işlesin
Onun ovası yüreğimi beslesin
Onun ruhu bir gölge gibi yolumu çizsin
Onun salınışına iman etsinler
Onun kulu, onun eli, dili olsunlar.
Ben onun körü olayım
Kamber'i Mecnun'u olayım
O kutsal ellerini yüzüme sürsün
Gönül gözüm yürek evim açılsın.
Rabia kapısının eşiği
Salınışlarının beşiği olayım
Yaradan onun alımına kapılsın
Sonsuz özlemlerle baksın ardından.
Onun gidişiyle ateşlerde yanayım
Cehennemlerde kavrulayım
Günahlarımın ödeşkesi bittikten
Etim kemiğimden ayrıldıktan
İmanım ve inancım kül olduktan sonra
Onu cennette solurken bulayım.
Onun ben olduğunu anlayayım.
SEN
Gözlerin totemim benim
Ruhun korkuluğum
Parmakların pusulam
Burnun kutsanmış
Dudakların Kâbe'm, secdem.
Onun bakışları içime işlesin
Onun ovası yüreğimi beslesin
Onun ruhu bir gölge gibi yolumu çizsin
Onun salınışına iman etsinler
Onun kulu, onun eli, dili olsunlar.
Ben onun körü olayım
Kamber'i Mecnun'u olayım
O kutsal ellerini yüzüme sürsün
Gönül gözüm yürek evim açılsın.
Rabia kapısının eşiği
Salınışlarının beşiği olayım
Yaradan onun alımına kapılsın
Sonsuz özlemlerle baksın ardından.
Onun gidişiyle ateşlerde yanayım
Cehennemlerde kavrulayım
Günahlarımın ödeşkesi bittikten
Etim kemiğimden ayrıldıktan
İmanım ve inancım kül olduktan sonra
Onu cennette solurken bulayım.
Onun ben olduğunu anlayayım.







