8 Mart 2016 Salı

BÜYÜK TİGRAN

Büyük Tigran'ım ben. Doğu Roma'nın hükümdarı. Kapadokya'dan İran'a kadar büyük Armenian'ın kralı. M.Ö. 95 - 55. Tigranocerta'yı yaratan. Mezopotamyanın şanı. Rönesans çağında sayısız operalar, sayısız librettolar yazıldı bana!.. Ben, oğul Tigran. Scarlatti, Vivaldi, Guglielmi, Righini ve Tozzi benim için göz yaşı döktüler. Utkular ve yenilgiler yazgımdır benim. Dört mevsim konçertosunun suflörü, Barok dönem bestecisi Vivaldi büyük kompozitördü. Yıldırım'la bir tuttu beni!.. Il Tigrane, Papa'nın yeğeni Faustina Mattei Conti Guadagnolo'ya adanmıştı. Zaman içinde unutuldu. Tahranlı Marits Sanosian'dır beni yeniden canlandıran. Yerevan Opera ve Bale orkestrası Il Tigrane'yi ilk kez sahneledi. Aryalar tiz ve can verici. Pontus Kralı VI Mithradates ve kızı Kleopatra'da eşlik eder bana, kraliçemdir!.. Onun recitatifi, klavsen eşlikli konuşmayla başlar opera!.. Ve şöyle sürüp gider!.. 'Büyük kalpazan, şimdi Abovyan'dan ayrılıyorsun ya, İcevan üzerine bir kitap yazma planlarınla Yapıtında Tigran'dan söz etsen ya Şanlı Tigran, elbette Doğu Roma'nın en hoş, en çok âşık olunan delikanlısı yaşantısı başkalarına benzemez ona bir bedel ödenecekse, başkalarına ödenmez yalnızca birkaç gün onunla olabilmek için yüzlerce sikke verirler. Abovyan'da, İcevan'da hatta Kayrevan'da bile Onun kadar güzel bir genç bulunamaz. ''Yalnız insanlar, bizim görmediğimiz şeyleri görürler: dünyaya son derece duyarlı gözlerle bakarlar. Yalnızlık, derin düşünce ve dünyadan elini eteğini çekme, ruhu inceltir, keskinleştirir. Bizse insanlarla görüşerek, düşünmekten kaçarak ve yeryüzü zevkleriyle köreltiriz onu. Bu nedenle bizim görmediklerimizi görürler. Bir odada yalnız başına kalan insan, saatin vuruşlarını açık seçik duyar. Ama içeri biri girer ve bir konuşma başlarsa onu artık duymaz olur. Vuruşlar duyulmaz hale gelmemiştir oysa.'' ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder